|
Yaşanmış Hikayeler
Boğa Güreşi
Ayder'de boğa güreşleri yapılıyordu. Birkaç boğa güreştikten sonra meydana birbirinden heybetli iki boğa çıktı. Boğa güreşi sevenler merakla bu güreşi bekliyorlardı. Ancak bu azametli iki boğo bir türlü güreşe başlamadılar. Sadece birbirlerini uzun uzun kokladılar..... Bu arada kulaktan kulağa bu iki boğanın baba oğul olduğu o yüzden dövüşmedikleri söylendi. Önümde duran 60-70 yaşlarında ve tipik Karadenizli olan amca bu durumu öğrenince gayet ciddi bir tavırla ve kelimelere basa basa, baba boğayı göstererek şöyle dedi:
-Ne yapsun heyvan....... Evladina eli kalkmeyor!.....
|
|
Üzüntünün Böylesi!.
Orta yaşlı adamın hanımı vefat eder. Herkes hüzün içindedir.
Aradan bir hafta bile geçmeden, damat efendi daha önceden de göz koyduğu ufak baldızına sarkıntılık etmeye başlar. Biraz saf olan baldızını tam kandırmak üzereyken kayınpederi olayı görür. Filintayı kapar, şiddetli bir ifadeyle damada şöyle bağırır:
- Oro şerefssuz!. Deyuz!.. olo sende hiç utenmak yok mudu?... Sen ne edersen?...he....
Damat paçayı kurtarmak için, kendisinin de ne kadar perişan! olduğunu anlatmak isteyen bir ifade tarzı ve yalandan ağlamaklı ses tonu ile kendini savunur:
- Ben uzuntiden ne ettuğumi biluumiim!.....
Kaynak:Şahin YILMAZ
|
|
|
Fadime Halanın Acı Günü...
Hemşinli Fadime Hala 100 yaşına yaklaşmıştır. Yine kendisi gibi 100 yaşlarına dayanan eşi Ali Dayı bir ilkbahar günü ansızın vefat eder.
Fadime Hala bu acıyı bir türlü kabüllenemez ve daha kocasının öldüğü ilk günden itibaren "herifum eldiii..., beni yetim berekti da neree gittiii..." diye iki gözü iki çeşme günlerce ağar da ağlar...
Bu durumu yadırgayan komuşusunun "yeni yetma" oğlu, " ye hala, to yuz yaşına gelmisen, rahmetli dedemda yüz yaşına kadar yaşadi. Yirimi yaşinde evlenmisiz, seksan senede doyemedunmi eğtiyara, niye ağler da ağlersen yeter de.." deyince Fdime hala, " oro köpeen enuği!. muğlamamidu, çağalamidu ki doyeyim." der ve elindeki bastoni uşağun kafasina endurduği gibi eğuyi akitur....
|
|
Tulumcu Osman,
Çoçukluğundan beri tulumculuk yapan Osman hastalanır ve yatağa düşer. Komşuları başında beklemektedirler.Köyün Laz imamı da dua etmektedir Osman için. Osman saatler sonra öldü ölecek derken gözlerini açar ve " lidu dudu, lidu lidu, lidu dudu .. " der.
Başında bekleşenler sevinir Osman iyileşiyor diye ama Osman gene gözlerini kapatır ve komaya girer.
İmam efendi dua etmeye köylü yine umudu kesmiş beklemeye devam ederken Osman birden gözlerini açar ve "lidu dudu, lidu lidu, duli dudu.." der ve tekrar gözlerini kapatır, komaya girer.
Bu olay birkaçkere daha zuhur eder. Köyün imamı iyice kızmıştır. Osman bir daha "lidu lidu, lidu dudu." der demez imam ayağa kalkar, biraz kızgın biraz şaşkın bir ifadeyle; "Eliyiursun Osman, imana gel imana!" deyince bütün hayatı boyunca tulum çalan Osman gözlerini açar ve çaresiz bir ifadeyle, " e geleyirum da.. lidu lidu, lidu dudu ...."
Kaynak: Şahin YILMAZ
|
|